Machinarium ve Blog Üzerine Birşeyler
0 Comments
»
Bloglar alemine ilk daldığımdan ve basitçe herkesin sahip olabileceği, bişeyler karalayabileceğini keşfettiğimden bu yana blog sahibi olmayı istedim. Güzel şeyler yazayım, insanlar beni okusun diye geçirdim içimden. İnsan işte bilinmek istiyor. Sonra aldım da bu blogu. Başlarda yazdım hevesle, ama birşeyler eksik kaldı. Ya yazdıklarım yeteri kadar güzel değildi, ya da düzenli yazamadım. Yazdıklarımı okudum, beğenmedim, bazılarını silip tekrar yazdım. Saatlerce tema aradım internette. Sonra bu temada karar kıldım. Ama dedim ya kendi blogumu kendim sevmedim diye, onun için birgün kıydım ve herşeyi sildim. Yazmak bana göre değil dedim, kabullendim. Ama bu iş de yetenek ve çalışmanın sonucu olsa gerek. Galiba yazdıklarımı önce okumadan yayınladım. Üzerine eğilmek gerektiğini anladım. Şimdi ise birşeyler karalamak zor geldi yeniden. Ama düşündüm de, sonuçta altı üstü karalamak, değil mi?Bu kadar lafın üzerine blogun açılışını şu güzel oyunla açayım istedim.
Sanıyorum ki resim seni de cezbedecektir. Sadece oyunun bir dergideki resimlerini görüp oynamak istedim. Şiddetle de tavsiye ederim bu arada. Basit bir senaryo, harika çizimler, ilginç bulmacalarla dolu bir oyun. Şimdiye kadar oynadıklarımdan o kadar farklı ki. Çok hoş bir dünyası var, ve tüm oyun el ile çizilmiş. Bu emeğe saygı göstereceğini umarak, eğer oynarsan ipuçlarını elinden geldiğince az kullanmanı tavsiye ederim. Ama bazı bölümler ipucu olmadan gerçekten zor. Oyna, pişman olmazsın.
İşte böylee. Açılışı da yaptık. İnşallah güzelce devam eder. Hadi hayırlısı...
Subscribe by RSS